Merhaba benim adım Sevda 22 yaşında 1.70 boyunda 60 62 kilolar arasında zayıf ince yapılı bir vücudum var Sibel 20 yaşında eşi Ercan ise 25 yaşında Sibel evlenmeden önce sevgilisi Ercan’ı abisinden gizli benim evime getirip tanıştırmıştı esmer yakışıklı 1.78 boyunda güzel yüzlü ve hafif iri yapılı bir fiziği vardı çekici birisiydi Biz evleneli 7 ay kadar olmuştu Ercan devlet dairesinde memurdu Kaynanam ve kayınbabam Almanya’da yaşıyorlardı eşime ve Sibel’e aynı binadan yan yana iki daire almışlardı birinde biri eşimle bana aitti birisi de sibellere aitti Sibel benden daha kısa hafif Tıknaz dı Onun da çok güzel yüzü vardı Sibel ise bir firmada çalışıyor Sadece pazar günleri çalışmıyordu eşimin hediyelik eşya dükkanı vardı O da sadece pazar günleri çalışmazdı Ercan ise cumartesi pazar evdeydi Ben de tüm gün evde yapayalnızdım eşim ile Sibel işe giderlerken beraber giderlerdi sibeli iş yerine bırakıp daha sonra kendi dükkanına giderdi Ben her sabah 9.30 10.00 gibi yataktan kalkardım bizim fazla gelenimiz ve gidenimiz olmazdı bir gün bir gün kahvaltı yapacağım sırada kahvaltıda kullandığım büyük cam kupa bardağını masanın üzerine koyup çayı tam doldurduğum anda bardak bir anda ortadan ikiye ayrılarak çatlayıp Kaynar çay ayağıma dökülmesi sonucu ayağım Kaynar çayla yanmıştı ağlamaya başlamıştım çok canım yanıyordu ağlayarak eşime telefon açarak durumu anlattım ne yapacağım şimdi diye söylemiştim Geçmiş olsun canım Dur Ben bir çare bulayım diyerek telefonu kapattı kardeşi Sibel’i aramış Sibel de kocası Ercan’ı aramış ben günleri şaşırmış Cuma günü sanmıştım meğerse cumartesi günü imiş Dolayısıyla Ercan evdeymiş kapının zili çaldı bir anda korkmuştum zilin çalmasıyla canım yanarak Seke Seke kapıya varmıştım kim o diye Ercan seslenmişti benim sevda aç kapıyı demişti Normalde bize hiç gelmezdi Sibel ayağımın yandığını Ercan’a söylemişti telefon da Sibel Ercan ile konuşuyordu hala sonra bana verdi telefonu yenge Ercan’a söyledim Ercan seni hastaneye götürecek geçmiş olsun dedi o sırada Benim telefonum çaldı Ercan Sen dur ben getireyim Sevda telefonunu dedi ben kapının ağzında ağlayarak beklemiştim eşim arıyordu Sibel Ercan’a telefon etmiş Ercan beni hastaneye götürmeye geldi dedim Tamam canım dedi telefonu kapatıp ben üzerimi değiştirmek üzere içeri odama girmiştim üzerimi değiştirip taksiyle hastaneye gitmiştik yanık kremi Sürdüler ağrı kesici iğne yapıp yanık kremi yazarak Reçeteyi verdiler Eczaneden yanık kremi de alıp eve geldik Ercan kucağıma alayım mı seni dedi Ben de yok Teşekkür ederim sağ ol zaten birçok zahmet verdim sana dedim Rica ederim Ne zahmeti dedi Oturup beraber ufak tefek bir şeyler atıştırmıştık bir iki saat zaman geçmiştir laflamıştık Ercan ben eve geçiyorum Bir şeye ihtiyacın olursa haber ver tamam mı dedi Ben de çok teşekkür ederim sağ olasın dedim ve Ercan gitmişti canım Çok yanıyordu hala zaman zaman ağlıyordum hastaneye gidip gelirken ben Ercan’ın beline tutunarak Seke Seke gidip gelmiştim O da benim belimden zaman zaman da omuz başımdan tutarak bana destek olmuştu sanki sevgiliymişiz gibi kendi kendime sarmaş dolaş olduk dedim Bir de Ercan kucağıma alayım mı seni demesi aklıma gelmişti bir an kendi kendime söylenip durdum sarmaş dolaş olduğumuz yetmiyormuş gibi bir de kucağına alaydın tam olurdu Acaba nasıl alacaktın kucağına kucağında ne yapacaktın ki bana diye aklımdan geçirdim şeytanca şeyler düşünmeye başladım bir taraftan ağlıyor Bir taraftan da gülüyor olmuştum aradan aylar geçmişti bizim çocuğumuz olmuyordu tedavi görmeye başlamıştık eşimle beraber Sibeller henüz çocuk düşünmemişlerdi Ercan bazı cumartesi günleri ya beni çağırır ya da bana gelirdi kahvaltı yapardık bir gün bana geldiğinde fiziğimin çok güzel olduğunu fiziğime hasta olduğunu söylemişti Keşke Sibel de senin gibi fizikli olsaydı demişti Ben de teşekkür etmiş Sibel’in fiziğini beğenmiyor musun diye sormuştum evlendikten sonra biraz da kilo aldı fiziği hiç hoşuma gitmemeye başladı dedi Ben senin gibi fiziği olanları daha çok seviyorum dedi sibeli sevmiyor musun artık yoksa dedim çok seviyorum Sibel’i dedi Ne bileyim Sen de böyle söyleyince ben de sevmediğini düşündüm dedim Yok seviyorum dedi biz Ercan ile baş başa kahvaltı yapa yapa birbirimize daha çok yaklaşıyor duk Ercan bir gün kahvaltı esnasında seni gezmeye çıkarayım mı diye sordu Ben de olmaz Millet yanlış anlar dedim O da ne olacak ki niye yanlış anlasınlar dedi Biz bir aileyiz dedi Orası öyle ama Milletin ağzı torba değil ki bağlayasın dedim O da haklısın dedi gezmeye nereye götürecektin ki dedim bilmem karar vermedim ama beraber karar verirdik dedi Teşekkür ederim canım sağ ol dedim Rica ederim canım dedi Canımlı cicimli konuşmalara başlamıştık muhabbet esnasında Ercan bir anda bana aşkım dedi aşkım mı dedim şaşırmışçasına ya ağzım alışmış ağzımdan çıkıverdi birden dedi gülüştük o sırada ben işi şeytanlığa vurup Bence sen bilinçli söyledin dedim O da hiç çekinmeden bilinçli söylesem ne olacak ki sanki söyleyemez miyim dedi Ben de Söyleyemezsin tabii dedim ne var sanki söylesem sen de aşkım olsan olmaz mı dedi Ben de saçmalama dedim ne yapayım hasta oluyorum fiziğine deyip ayağa kalkarak yanıma doğru yaklaştı Ben ürkmeye başlamıştım ne oluyor dedim bir şey yok Korkma diyerek cama doğru yürüyerek dışarıya bakmaya başladı çay içecek misin diye sordum yine Evet aşkım içerim dedi ben artık rahatsız olmuş ve kızmaya başlamıştım Aşkım demeyi keser misin artık lütfen çok ayıp ediyorsun dedim ayıplık ne ettim sanki kusura bakma Özür dilerim diyerek Çayını da içmeden çıkıp gitti Ben çok kötü olmuştum o an Belli ki küsmüş gibiydi Aha Ne oldu şimdi Ne dedim ki ben birden çekip gitti dedim kafama takıldı iyice anlam veremedim gidip sorayım dedim Küstün mü diye bir yarım saat kadar geçmişti daha fazla dayanamayıp gidip kapısını çaldım altında sadece şort vardı o şekilde kapıyı açmıştı yarı çıplak halde Küstün mü diye sordum yok Niye küseyim dedi seni de kendimi de mahcup ettim kendime kızıyorum sadece hepsi bu çok özür dilerim dedi Ben de önemli değil Takma kafana dedim Madem küs değilsin içeri davet etmeyecek misin beni dedim Buyur ederek davet etti içeri konuşurken yüzüme bakmadan konuşmaya devam ediyordu ben de Eğer istemiyorsan gideyim yüzüme dahi bakmıyorsun böyle devam edeceksen hiç konuşmayalım daha iyi dedim mahcup olduğunu söyledi Ben de tamam unut artık hiç olmamış say dedim ne olacak ki Zaten aslında hiçbir şey de olmadı dedi.
Ben de ne olmasını istiyordun ki dedim O da açık konuşmak gerekirse Ben senin ile sevişmek istiyordum dedi bu sefer ben mahcup olmuştum yüzüm kızarmış titremeye başlamıştım nasıl düşünebilirsin böyle bir şey dedim Ne bileyim işte şeytan dürttü herhalde dedi Ben de şeytan devamlı dürter Sen Şeytana Uyma Dedim derin bir iç çekti bir anda acıma hissi oluşmuştu ben de ayağa kalkıp yanına gitmiş omuz başına elimi koyup böyle şeyler düşünüp de kendini ve beni üzme tamam mı ne olur böyle bir hatayı yapamayız dedim O da bir an elimden tutarak ne var sanki bir sefer bari yapsak dedi bak bir sefer yapsak Bunun arkası gelir ve daha ileriye gider Çok pişman olabiliriz dedim söz veriyorum sadece bir sefer seni başka hiç rahatsız etmeyeceğim söz yemin ederim dedi olmaz Ben hazır değilim Buna dedim İyi tamam sen bilirsin dedi vücudu da hoşuma gitmedi değil hani Pekala ne zaman hazır olursun diye sordu Ben de bu İlla olacak anlamına gelmez deyip yürüyerek çıktım evden neler konuşmuştuk resmen benimle sevişip sikişmemizi istemişti evimde aklımdan çıkaramamıştım Hayal kurmaya başladım yavaş yavaş Ateş basmıştı Ateş bastıkça Ben de ister hale gelmiştim adeta ateşlendikçe duramadım kendi ayaklarımla Ercan’ın yarrağını yemek için Ercan’ın altına yatmaya gittim kapıyı açınca Kapıyı kapatıp dudaklarına yapıştım gözlerim kapalı şekilde Ayak üstü sevişmeye başlamıştık kucağına zıpladım kalçalarımdan tutarak dönüp duvara yaslayarak amıma bastırarak sürtüne sürtüne memelerimden okşamaya başlamıştı bir anda kucağından indirip şortunu indirip kocamınkindehn daha iri ve kalın yarrağı vardı ensemden tutup beni yarrağına doğru eğerek ağzıma almam için Hadi aç ağzını deyip ağzıma sokmuştu sıcacıktı baskılı bir şekilde Ağzımın içinde sağa sola çevirerek gidip gelmeye başlamıştı çok kısa sürede kafam duvarda dayalı bir şekilde abanarak yüklenince bir şeyler yutkunduğumu anladım ağzımın içine attırıyordu yuttura yuttura beni nefessiz bırakmıştı felaket inliyordu ağzımın içindeki dölleri Dışarıya çıkması için biraz daha fazla açmaya çalıştım Ben öyle yapınca hepsi dibine kadar girmişti ağzımın içine artık boğazımdaydı hızlı hızlı Ağzımın içinde çıkarmadan kafamı ileri geri bastırıp geri çekiyordu bembeyaz olmuştu özlemiştim döllü yalayıp yutmayı bir hoşuma gitti ki boşalması bitince ağzımdan çıkarınca saçımdan tutarak ayağa kaldırıp dudaklarıma yapışarak elleri vücudumda Gezer olmuştu bir yandan da beni soymaya başlamıştı beni de çırılçıplak yapmıştı elimden tutup tekli koltuğa domaltmıştı kalçalarımı iki yana ayırarak amımı ve götümü iştahlı bir biçimde öyle sert yalamıştı ki sıra amıma sokmaya gelmişti Aşağı Yukarı birkaç kere sürterek amıma yavaş yavaş sokmaya başlamıştım titreme almıştı beni hem kalın hem de büyük gelmişti çok güzel hissettirmişti çok güzel koymuştum vurmaya başladığında Ben ileri geri gidip gelmeye başladım peş peşe boşalıyordum Memelerim Sallana Sallana amıma vurdurarak amımdaki Ateşi söndürmeye çalışıyordum bu şekilde bir kez daha çıkarıp ıslanan yarrağım birden yüklenince çığlık attım hızlı hızlı vura vura çıkıp kalçalarıma ve sırtıma doğru bir kez daha boşalmıştı zor nefes alıp veriyorduk Sırtımdan akan döller koltuğa damlamaya başlamış yavaş yavaş batırıyorduk sikiştiğimiz yeri Neyse ki Kağıt havluyu hemen yetiştirdi güzelce temizledi yan yana oturmuştuk ben hala titriyordum çok terlemişti terini sildik.
Ben omuzuna yaslanmıştım yediğim yarrağı seyrederek konuşuyorduk ikimizi de uçurdu bu dedim gülüştük ben gideyim yavaş yavaş dedim saat 14’ü geçmişti bir kez daha yapmak istediğini söyledi ama bu sefer götümü sikeceğini söylemişti Ben de çok acıyacağını yapamayacağımı söyleyerek itiraz etmiştim aslında ben de çok istiyorum ama çok büyük dedim zar zor İkna oldum ben oturacaktım üstüne Ben tekrar koltuktan inip ayaklarının arasına geçerek başladım ağzıma almaya Ağzımın içinde büyütmeye başladım kafama bastıra bastıra dibine kadar sokmayı başarmıştı artık iyice kalkmıştı tekrar taş gibi olmuştu ağzımın içindeki kayganlaşan tükürüğü elime Boca ettim tabii ki de kalçalarımın arasından götümün deliğine sürüp önce bir sonra iki parmağımı içime soktum biraz açılsın diye dayanamazsam bırakırım tamam mı dedim Yavaş yavaş aşkım yavaş Canını yakma acele etme alışır o yavaşça al dedi Ben yavaş yavaş hizalayıp üzerine kendimi salarak kafasına oturmaya başladım amımla oynayarak biraz daha gevşemeye çalıştım gevşemeye çalıştım ama yavaş yavaş da canım acımaya başlamıştı oturup kalkarken boşalmıştım boşalınca tekrar ağzıma soktum biraz daha ıslanınca tekrar oturmaya başladım üstüne bu sefer biraz daha fazla geçmişti dibine kadar oturmaya az kalmıştı oturup kalkarak son bir hamle yaptım hepsini aldım çıldıracaktım sanki büyük ve kalınlığı da beni esnetmişti mest olmuştum bir anda tekrar çıkarttım yeniden ağzıma aldım iyice ıslatmıştım bu sefer oturmam daha kolay olsun daha da rahat etmiştim çok tatlı acı hissettiriyordu peş peşe geliyordum ben oturup kalkmaya devam ederken domaltayım mı seni dedi olur dedim çıkarmadan domaltmıştı Ay çok tatlı çok güzel oluyor demiştim çok hoşuma gitmişti deliklerim gerildikçe gerilmişti gerçekten çok güzel sikmişti harika sikilmiştim çok güzel ses çıkıyor ikimizin de inlemesi ile beraber seslerimiz birbirine karışmıştı Tam seks havasındaydı yaklaşık 7 dakika falan sürmüştü bu sikişmemiz boşalacağın zaman ağzıma boşal olur mu dedim Tamam aşkım dedi onu da ağzıma boşalmıştım özlemişim döl yalamasını yutmasını bir sonraki cumartesi Sözde bir kere diye konuşmuştuk ateşle barut yan yana olur mu saatlerce uçuyoruz artık sikicim hemen yanı başımda her cumartesi bizim sikişmemize yarıyor şimdilik 5 ay kadar oldu ilişkimiz Ercan vurmadan sevdada vurdurmadan duramaz oldu artık Ercan benim artık Sibel’e de vuruyor bana da vuruyor vursun aşkım benim olsun vursun da Ercan’ım vursun Önümüzdeki cumartesi Bu sefer daha fazla g***** siktireceğim